27 Eylül 2020 Pazar
Okuduğumu Nasıl Daha İyi Anlarım?

Prof. Dr. İsmail Güvenç

Okuduğumu Nasıl Daha İyi Anlarım?

Birçok öğrenci veya okuyucu ders çalışma veya okumalarını nasıl daha etkili yapabilirim diye kendi kendine düşünmüş veya bir başkasına sormuştur.    

Üniversitede zaman zaman öğrencilerle sohbetlerimde onlara “okurken seçici olmaları gerektiğini, bazı metinlerin bozuk gıda gibi okuyucusunu zehirleyeceğini’ hatırlatırım. Uygun bir kitabı seçtikten sonra okurken veya ders çalışırken nasıl bir yöntem izlenmesi gerekir konusundaki düşüncelerimi onlarla paylaşırım. ”

Bu yazıyı hazırlarken başlığının “Okuduğumu Nasıl Daha İyi Anlarım? ” veya “Nasıl Ders Çalışmalıyım?” olması konusunda tereddüt yaşadım…

Aslında düzenli okumak da bir ders çalışmadır.

Nasıl ki ne kadar yediğimizden çok ne kadarını sindirebildiğimiz önemli ise ne kadar okuduğumuzdan çok ne kadarını özümsediğimiz (içselleştirdiğimiz) daha önemlidir…

  Eğitim hayatımın bir döneminde kendimin ve diğer birçok öğrencinin ders çalışma yönteminin doğru olmadığını deneme-yanılma yöntemi ile öğrendim (gözlemledim). Akademisyen olduktan sonra da öğrencilerin ders çalışma yöntemleri konusundaki tutumlarını hep irdeledim.

Öğrencilere ders çalışma, kitap okuma konusunda konuşmalar yaptım, tavsiyelerde bulundum. Bu düşüncelerime İlmin ve Tecrübenin Işığında “Hayatta Sürdürülebilir Başarının Anahtarları” adlı kitabımda başarıya götüren ve sürdürülebilir kılan önemli bir faktör olarakÖğrenme veya Okuma Tekniği” başlığı altında yer verdim.

Kitapta bu konuda yazdıklarımın bir kısmını siz değerli okuyucularımla paylaşacağım.

Okuma veya ders çalışmada uygun teknikler takip edil(e)memektedir:

“Hayat boyunca yeni şeyler öğrenmek zorundayız. Öğrenme ihtiyacının karşılanmasında ve kendini geliştirmede okuma önemli bir yöntemdir. Bu nedenle daha iyi öğrenme ve hatırlama için uygun tekniklerin bilinmelidir. Maalesef bizim eğitim sistemimizde farklı nedenlerden dolayı bu özellik öğrencilere yeterince kazandırılamamaktadır.”

Bir metin veya kitap incelenecekse hemen okunmaya başlanılmamalıdır(Ön hazırlık):

Ben özellikle içindekiler kısmını inceleyerek işe başlarım. Sonra kitabı baştan sona sayfaları tek tek inceler, uygun bulduğum yerleri okurum. Sonra asıl okumaya geçerim.

Eğer bir ders veya konferansta dinleyici olarak bulunacak isem gitmeden konu ile ilgili kısa süreli bir kaynak taraması yapar veya üzerine kafa yorarım. Öğrencilerin de ders kitaplarına o günkü dersle ilgili olarak önceden göz atmaları faydalıdır.

  Okumaya başlamadan önce sorular sormak oldukça faydalı bir yöntemdir:

 Bu iş gözden geçirme ile birlikte de yapılabilir. Örneğin sıcaklık ile insan yaşamı ilişkilendirilecekse insan için en uygun sıcaklık nedir, uç sıcaklıklarda vücudun tepkisi ne oluyor gibi sorular sorulabilir.

  Bir metnin ve kitabın okunmasında veya bir konuşmanın (dersin) dinlenmesinde aktif olmak gerekir:

 Yani “aktif bir okuyucu” veya “aktif bir dinleyici” olunmalıdır. Bu amaçla okumalarımda mutlaka kalem kullanır, kendimce geliştirdiğim simgelerle işaretlemeler yaparım. Okurken kitapla konuşmak veya tartışmak gerekir.

Dinlerken de “köle dinleyici” olarak her şeyi kabul eden tarzda değil, eleştirel tarzda dinlemek, akıl süzgecinden geçirmek gerekir.

  Okuma sonrası tartışma ve tekrarlama:

  Okurken veya dinledikten sonra kendi kendine (veya birisiyle) konunun tartışılması veya tekrarlanması oldukça faydalıdır. Hatta yakın bir arkadaşla konunun birlikte değerlendirilmesi öğrenme ve öğrenilenin kalıcılığını artırır.

Öğrenmenin kalıcı olması için tekrarlama belli aralıklarla yinelenmelidir:

Bir bilginin kalıcı olması isteniyorsa bitirildiği zamandan 1 gün, 1 ay ve 6 ay sonra yapılan tekrarlar ile öğrenme kalıcı hale getirilebilir.

Çalışmadan hemen sonra yapılan kısa tekrarların öğrenilen bilgiyi 1 gün; bir gün sonra yapılan tekrarların 1 hafta; bir hafta sona yapılan tekrarların 1 ay; bir ay sonra yapılan tekrarların uzun süre hafızada kalmasını sağladığı belirlenmiştir.

            Bu noktada öğrenmenin temelinde tekrar yapmanın yattığını söylemek mümkündür. Ne kadar güçlü bir hafızaya sahip olunsa da tekrarlamak öğrenmede anahtar kavramdır.

            İnsanlar tekrar yapmadıkları için öğrendiğini düşündüğü bilgileri çok geçmeden unutmaktadır. Aslında hafızası daha güçlü olan genç insanlar bile kısa sürede öğrendiklerini tekrar yapmadıkları için kalıcı hale getirememektedir.

Özetlersek daha iyi öğrenmek ve hatırlamak için direkt okumak yerine şu aşamaların izlenmesi faydalıdır: gözden geçirme, sorular sorma, okuma veya dinleme, kendi kendine tartışma veya ilişki kurma, tekrar etme ve gözden geçirme.

Son söz: Ne kadar okuduğumuzdan çok ne kadarını anladığımız, kendimize mal ettiğimiz daha önemlidir. Bu da uygun yöntem ile ilgilidir.

18.08.2017 (Prof. Dr. İsmail Güvenç)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Fıkra Gibi… İbretlik Olaylar…

Okur-Yazar Olmak Ne Demektir?

Başarıda Görgü Kuralları