27 Haziran 2022 Pazartesi
MALATYA’DAN, ELAZIĞ’A, HAZAR’IN KIYISINA…

Hamza Mercanoğlu

MALATYA’DAN, ELAZIĞ’A, HAZAR’IN KIYISINA…

KAYSI, KİRAZ VE MELTEM! MALATYA’DAN, ELAZIĞ’A, HAZAR’IN KIYISINA…

Çocukluğumuz western filmleri izlemekle geçtiğinden midir bilinmez ama, içimde bir yerler de saklanmış bir portre gibi durur! “Atını güneşin battığı yere süren kovboylar”

Batı maceradır, heyecan verir Doğu Ademine.. Bunun bir yuturmaca ve algı dan ibaret olduğunu yıllar sonra da olsa anladık elbet!

Batının pudralı yüzünün arkasın da saklı duran “Yaşlı” cadı”nın elinde tuttuğu “Kırmızı elma”nın zehirli olduğunu da!...

Doğu medeniyettir, merhamettir ve adalettir.

Gazetemizin Doğu ve Güneydoğu Bölgeler Müdürü sevgili Mehmet Güngördü’nün teklifi üzerine, birlikte Doğu şehirlerine doğru yol aldık.

YEŞİLYURT BİR DOĞA HARİKASI!

İlk durağımız Malatya ilinin Merkez İlçelerinden olan Yeşilyurt oldu. Yaklaşık iki ay önce göreve gelen Başkan Mehmet Çınar tarafın dan samimiyetle karşılandık. İlçe’nin coğrafik ve kültürel tarihiyle ilgili bizi bilgilendiren Başkan Çınar, heyecanlı ve kendisin den önce ki Başkan dan aldığı görevin hakkını vermek için gündemin de yığınla proje bulunduran tam bir hizmet adamı görüntüsü veriyor. Özellikle, ismi, her yıl rutin ve istikrarlı şekil de yinelenen “Geleneksel Kiraz Festivali” ile özdeşleşen Yeşilyurt İlçesinin, Türkiye’nin en temiz havasına sahip 4. Yerleşim merkezi olması ve kırsal da oluşan baraj gölleri sayesinde adeta bir sahil şehri hüviyetine sahip olmasıyla da ünlü. Elbette yeşil doğanın harika tonlamaları cabası.

BATTALGAZİ TARİH FIŞKIRIYOR!

70’Lİ Yılların en keyifli ve Yeşilçam’ın bizi tarihimizle buluşturduğu ender filmlerinden di “Malatya Serdarı Battal Gazi Destanı!” Cüneyt Arkın’ın güçlü oyunculuğuyla belleklerimize yer eden Battal Gazi şablonu, her izlediğimizde bizi biraz daha “Malatyalı” yapar, çocuk aklımızla filme konu olan Malatya’nın, ülkemizin Doğu Anadolu bölgesin de yer alan şirin bir şehrimiz olduğunu kavrayamazdık.  Malatya dendiğinde aklımız da beliren tek kare, “Battal Gazi, Malatya ve Cüneyt Arkın “olurdu.

Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’la olan randevumuza bir müddet geç kalınca kendisiyle görüşemedik. Poğramı yoğun bir güne denk gelmişiz. Ancak, Basın Müdürünü bizimle ilgilenmesi için görevlendirerek büyük bir incelik gösterdi. Zamanımızın kısıtlı olması, bu güzide açıkhava müzesini andıran tarihi İlçeyi tam manasıyla gezmemize engel olsa da, Müdür dostumuz Belediye binası içerisin de devasa maketler vasıtasıyla bütün tarihi yerlerin topoğrafyalandığı bölümü gezdirdi. “Kanlı Kümbet, Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı, İspendere İçmeleri” bunlardan aklımda kalanlar..

GAKKUŞLAR DİYARI ELAZIG!

Sekiz köşe şalvar,Kreveze ceket, üç düğmeli yelek, acem kuşağı ve yemeni giymekle namlı  Elazığlılar için“GAKKOŞ” Terimi aslında bir seslenme biçimidir. Kelimenin etumilojik yapısı herhangi ansiklopedik bir geçmişe sahip olmamakla birlikte, halk arasında kullanılış biçimi “Gardaş, karındaş, birader” gibi sevgi ve saygı barındıran bir tanımlamayı ifade ettiği için, halk arasında yaygın bir şekilde kullanılmış. Bu itibar ile, Gakkoş ismi, Elazığ ve Elazığlı ile bütünleşmiş.

Başkan Mücahit Yanılmaz ile muhabetimize, efsanevi Başkan, merhum Hamza Yanılmaz’ı rahmetle yad ederek başladık. Zira, Mücahit Yanılmaz, Merhum Hamza Yanılmaz’ın küçük kardeşi!

1996 yılında Gaziantep’te Vahdet Radyo’nun Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığım sırada, Fırat Üniversitesinden aldığım bir davet üzerine, bir konuşma yapmak için geldiğim Elazığ’da iki gün geçirmiştim. O esnada tanımıştım Hamza Başkanı. Adaş olmamızın da ayrıca bir havası var idi elbette. (Mevla rahmet eyleye)

Elazığ çok değişmiş. Şehir imar ve altyapı sorunlarını çözmüş. Trafik konusunda bir yığılma görmedim. Mimari açıdan bakıldığında, yeni ve modern binaların çokluğu göze çarparken, şehrin çeşitli bölgelerinde yer alan tarihi yapılar da titizlikle korunmuş görüntüsü veriyor. Başkan Yanılmaz’la ilgili haka sorduğumuz sorular genellikle olumlu, iyimser ve umut veren cevaplarla karşılanıyor.

Mücahit Başkan, mütevazi duruşunun arkasında devleşen bir donanıma sahip. Sohbetimiz koyulaştıkça, bilgeliğini daha çok ele veren bir gizemi var. Özellikle ve hususen, sohbetimizin “Şehircilik ve Belediyeler” temalı bölümün de “Güçlü bir nesil yetiştirmek için biz yerel yönetimlere çok iş düşüyor. Yeni neslin dimagına uygun anlayışlar geliştirmemiz gerek. Zira, inançlı ve vatansever bir nesil yetiştirebilmek için sadece beton binalar, lüks oturaklı evler inşa etmek yeterli olmayacak. Tarihimizin bize yüklediği sorumluluk bilincini ve kültür mirasımızı, gençlerimizin kalplerin de ve zihinlerin de inşa etmeliyiz” derken tam bir idealist dava adamı görüyordum.

Tarihin sokak ve caddelerinde, zaman zaman hatıralarımızın ortak bir yol bulabildiği keyifli bir sohbetin ardından  Mücahit Başkan bizi yolcu etti.

Sevgili Mehmet Güngördü ile “Doğuya yolculuğumuz”  Erzurum ve Erzincan ile devam edecekti. Bu arada, sonra ki yazımda orada oluşumuza tevaffuken, hemşehrilerini ziyaret etmek için Erzincan Refahiye’de bulunan “Son Başbakan” Binali Yıldırım ile ayaküstü sohbetimizden birkaç anektod , Erzurum ve bölgenin sorunlarıyla ilgili gördüklerimi nakledeceğim.

 

1.08.2018 (Hamza Mercanoğlu)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

YAŞASIN İNSANLIK

ABDULLAH GÜL ADAY OLACAK MI?

CİNAYET HABERLERİNDEN BIKTIK!

ASGARİ ÜCRET Mİ? MERHAMET BEYLER MERHAMET!

BU BİR DİNLER SAVAŞI İLANIDIR!

REZA ZARRAB AJANI MI? CHP’NİN DEKONT HÜSRANI!

Batı kendi kıyametini hazırlıyor