15 Aralık 2019 Pazar
Hayat bir yanılsama!

Sabiha Doğan

Hayat bir yanılsama!

O kadar çok hata yapıyor, yanılıyoruz ki bunun adına hayat demek ne kadar doğru?

Ya dünyamıza girenlerin alt üst ettiği yaşamlarımız…

İnsanın, yaşamayla sınırlarını çizdiği tek mekânın dünya, tek hayatın fani yaşam olduğuna inansaydım ne kadar ağır bir yükle sınanmış olurdum!

Bu kadar çok kötünün, ayar bilmezin doludizgin at koşturduğu bir dünyanın, hayat tasavvurumla örtüşmeyeceği aşikâr!

Sınırları ve etik kaygıları olmayanlarla hiçbir vakit eşit düzlemde yürütemeyeceğimiz bir zaman yörüngesindeki var oluş biçiminin her şeyden önce adalete mugayir olduğu tartışmaya dahi kapalı!

Tek amacı kısa ömrü görece ve maddi kazanmayla nihayete erdirme olan ile ilahi çizgilerle çerçevesi çizilmiş bir hayat sürdürenin eşitliğinden kim bahsedebilir?

Peki, ya cehalet ve tecrübesizliklerimizle verdiğimiz yanlış kararların uzun görünümlü kısa bir hayatı heba etmesine yaşamak mı denir?

Tek bir radikal ve geri dönüşü ağır bedel isteyen kararla takdir edilmiş süreyi elemle idame ettirenin yaşadığı hayat mıdır?

Yahut ağır bir sınanmayla sürdürülen ömrün hakiki manada yaşamak olduğu söylenebilir mi?

Zamanla sınırlı, hataya açık, sınanmanın yükü değişken bir varlık sürdürme, yaşamak değil, olsa olsa bir tecrübe ediştir!

Hakiki ve öz hayat için ön koşulu tamamlama, gerçek bir yaşama hazırlık için adaptasyon sürecini tamamlamadan başkası değildir!

Hem zaten yaşadığımızı iddia etmemizin öyle pek de çok kanıtları bulunmaz.

Gözlerimizi açtığımızda tükeniveren rüya yahut anlatıldığında içine düştüğümüz ilginç bir masalda olmadığımızın delili var mıdır? Yahut sanal bir gerçeklikte yuvarlanmadığımızın…

Hayat mı; prova! Gerçek olana hazırlık evresi…

8.09.2017 (Sabiha Doğan)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

2010 KPSS’deki ve bilumum haksızlıklar nasıl giderilir?