19 Ekim 2019 Cumartesi
MAKAM HIRSI

MAKAM HIRSI

MEHMET KONUK/KÖŞE YAZARI

Dairenin kapısına geldiğinde inmek için hamle etmişti ki,acele ile inen makam şoförü kapıyı açıverdi, şoför eliyle referans yapıp;
-Buyrun efendim,dedi.
Şoföre teşekkür edip dairenin basamaklarına yöneldi,basamakları çıkınca fotoselli kapı açıldı
Kendisini gören kat görevlisi ceketini düğmeleyip hemen asansörün kapısını açmıştı bile.
Önünde hafif bir referans yapıp,
-Günaydın bey efendi,
Deyip onu asansöre bindirmişti.
Üçüncü kattaki ,üzerinde
"Personel müdürü"
Yazan,odaya girdiğinde
Salondaki masasında oturan sekreteri ayağa kalkıp ,
-Günaydın efendim,hoş geldiniz dedi.
Sekreter otuz yaşlarını gösteren orta boylu,başı açık bir bayandı.
Daha evvelki müdürün de sekreteriydi.
Önce sekreterin tesettüre göre giyinmesini söylemeyi düşünmüştü ama zaman geçip ortama alışınca bunun gerekmediği kanaatine varmıştı.
Sekreterde yeni gelen müdürün dindar olduğunu duymuş ,gerekirse örtünmeye karar vermişti hatta daha kapalı elbiseleri tercih ediyordu
Tedbiren çekmecesinde
Pahalısından bir ipek eşarp bile bulunduruyordu.
Sekretere dönüp,
-Günaydın deyip içeriye geçti.

Oda gayet geniş ve ferahtı
Bazı yerlerde kendi zevkine göre tadilat yaptırmıştı.
Öyle ya makamın ihtişamı geleni etkilemeliydi.

Çantasını masaya bıraktı
Paltosunu askıya  astı
Müthiş döşenmiş, Lüküs odada bulunan boy aynasının önüne geldi aynada kendini şöyle bir tepeden tırnağa süzdü; yeni diktirdiği lacivert takım üzerine tam oturmuştu kendi kendine söylendi ;
-şu berberi değiştirmem iyi oldu gerçekten bu yeni berber iyi para alıyor, ama güzel de traş yapıyor dedi.
Aynanın önünde dönerek bir süre kendi kendini seyretti gerçekten de lacivert takımı traşı ve ayakkabısı iyi bir kombinasyon oluşturmuştu ,kravatını düzeltti ve tekrar devasa masanın arkasındaki yumuşak deri koltuğuna gömüldü.
Ne güzeldi her şey, bu müdürlük işi güzelmiş, makam gücü dedikleri bu olsa gerek dedi kendi kendine.
 Bu güzel düşüncelerden çalan kapının tıkırtısı uyandırdı kendini,
Oturduğu yerden tok bir sesle;
-Gel ,dedi
Kapı açıldı,içeriye sekreter girdi adam sekretere bakarak;   
-Buyur kızım ne var dedi,
sekreter ellerini önünde kavuşturarak :
-Şey efendim bugünkü randevu defterinizde eski arkadaşlarınızın randevusu vardı,onu hatırlatayım dedim.
Adamın canı sıkılmıştı sekretere dönerek
-O randevu bugün müydü?sekreter elindeki not defterine bakarak
-Evet efendim bugünmüş saat 10:30'da dedi .
Adam birden ayağa kalkarak
-Ne diyorsun sen yani yarım saat mı kaldı .
sekreter adamın kızdığını anlayarak başını öne eğerek:
-Evet efendim ,yarım saat sonra .
Adam yerinden kalktı ellerini cebine koyup pencerenin kenarına geldi dışarı bakarken konuştu.
-İyi o zaman şimdi onları boş çevirmek olmaz haber verip içeri alırsın ,yalnız çay kahve faslından sonra 
Gelip onbeş dakika sonra Önemli bir toplantının yapılacağını söylersin oldu mu,unutma sakın.
sekreter kız,
-Tamam efendim deyip çıktı.
 
Sekreter kızın çıkmasından sonra adam yine düşünmeye başladı.
Mahalleden gelecek arkadaşlar  gözünün önüne geldi, daha evvel senelerce bu kişilerle sohbet halkasında oturmuşlardı, mahallede bir gurup oluşturmuşlar
Her hafta bir evde kuranı kerim tefsirini teferruatlı bir şekilde işlemişlerdi.
Kendisi ,artık gidemiyordu işlerinin yoğunluğundan.
Ama istese gidebilirdi, hem semtide değiştirmişti.
Artık o, kaymak tabakanın oturduğu geniş ferah ve kombili bir evde oturuyordu.
Geçenlerde şöyle bir uğramıştı mahalleye ;
Ya rabbi, nasıl tahammül etmişti soba dumanlarına daracık sokaklara ve çocuk seslerine.

Gerçi o sohbetler güzel de oluyordu hani,
Tefsirler dinleniyor sonra demli çaylar içiliyor ve hasbıhal kısmına geçiliyordu.
Sohbete katılanların geneli
Esnaf ve işçi kesimi idi ama öğrencilerde vardı.
Sohbeti bazan kendisi yapıyor bazan emekli bir vaiz bazanda Terzi mahmut yapıyordu.
Şimdi düşünüyorda ;sohbetlerin konusu ile kendinin yaptıkları arasında ne kadar tezat vardı.
Giyimi kuşamı,oturduğu muhit ve arkadaş çevresi hep değişmişti.

Ama biraz düşününce kendine hak verdi.
Devir o devir mi canım?
Bir lokma bir hırka zamanımı kaldı şimdi,
Müslüman her şeyin en iyisine layık değil mi idi.

Aslında aklında, gelecek arkadaşlarının kendindeki değişime yapacakları itiraz ve kendinin onlara vereceği cevaplar vardı.

Belkide onu makam değiştirmişti de kendisi bunu fark edememişti.
İçindeki sıkıntı gitgide artıyordu.
Bu sıkıntılı hal içinde iken
Kapı çalındı.
(DEVAMI VAR)

7.05.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz