15 Aralık 2019 Pazar
MAHKUM 2

MAHKUM 2

MEHMET KONUK/GAZİANTEP

Beş numaralı masaya oturdular.

Dört sandalye vardı masada.

Adam göz ucuyla hanımına baktı,hanımı bayağı tedirgindi onun

Hafif hafif titrediğini gördü.

Hoş o da hanımından farklı değildi kendisindede hafif bir titreme vardı.

Masanın altından hanımının elini tuttu kısık sesle;

-üzülme her şey düzelecek inşallah, dedi

Biraz sonra bir dalgalanma oldu ,uğultu halindeki sesler kesildi.

Bütün başlar kapıya doğru yönelmişti.

Kapı açılmış iki gardiyan arasındaki mahkumlar görünmüştü.

Mahkumların ve ziyaretçilerin  sevinç  ile heyacan arasındaki duyguları birbirine karışmıştı.

 

Biraz sonra, sarmaş dolaş olan birbirine hasret insanların konuşmaları ve ağıt sesleri salonda yankılanıyordu.

Yasinde gelmişti, iki gardiyan arasında.

Yasini gören Annesi Analık iç güdüsüyle "oğlum" diyerek oğluna sarılmıştı bile.

Sarıldığı oğlunu hem öpüyor hem de sesli bir şekilde ağlıyor ve oğluyla konuşuyordu;

-Ah oğlum nasıl oldu bu olay,

Sen iyimisin,kandırdılar seni biliyorum sen yapmazsın ,ah  güzel oğlum ah.

Annesine sarılan yasin de ağlıyordu ve sadece;

-Ben iyiyim,ben iyiyim diyordu.

Annesini sandalyeye oturtan yasin babasına yöneldi ,hiç bir şey söylemeden önce ellerine sarılıp öpmek istedi ama babası

Oğlunun omuzlarından tutup

Kendine çekti ,bir anda sarmaş dolaş olmuşlardı.

Baba oğul  ikisi de ağlıyorlardı.

Yasin oturduğu yerden hem annesinin hem de babasının elini tutuyordu.

Üçüde silmeye gerek duymadan yaşlı gözlerle bir birine bakıyordu.

Önce konuşan yasin oldu.

-Sizden Hakkınızı  helal etmenizi istiyeceğim ama bunu söylemeye dilim varmıyor çünkü sizlere çok eziyetim oldu,bu başıma gelenler hep sizleri dinlemediğim için oldu.

Ama burda uzun uzun düşünme fırsatım oldu ve hatalarımı anladım ne olur beni affedin ,

Dedi ve tekrar hıçkırıklara boğuldu,gözyaşları kirli sakallarından iyice zayıflayan yüzünden süzülerek akıyordu.

Yasinin babası Mehmet bey, karmakarışık duygular içinde yüzüyordu adeta.

İlk defa geldiği hapishane ortamı,mahkumlarla ziyaretçilerin hal ve tavırları,içerdeki atmosfer

Onu bayağı etkilemişti.

Ama kendini için için sevindiren şey ise yasindeki değişimdi,

Önceki öfkeli ve asi yasin gitmiş yerine yaptığı hatalara pişman olmuş birisi gelmişti .

Boşuna dememişti atalar;

"Bin nasihatten bir musibet iyidir" diye.

Şimdi ;annesiyle el ele tutmuş ,yaşlı ve gülen gözlerle annesiyle konuşan oğlunu seyrediyordu,ne kadar zayıflamıştı,üstü başı perişandı giydiği gömleğin

Yakası ve kolları hem kirli hemde aşınmıştı.

Acıdı oğluna mehmet bey, ne kadar acı çektiği yüzünden okunuyordu.

Sonra hanımını incelemeye başladı ne kadar mutlu idi gözlerinden belli oluyordu,bir eliyle yasinin elinden tutarken öbür eliyle kirli sakallı zayıflamış yüzünü okşuyordu.

 

Ziyaretçi salonunda ,önce bir zil sesi sonra baş gardiyanın emredici ,tok sesi yankılandı.

-ziyaret bitmiştir geldiğiniz için teşekkürler,Allah tez zamanda kavuştursun.

 

Ayrılmakta buluşma anı gibi zor olmuştu,

Bir hafta sonra için sözleşilmiş ,kirli çamaşırlar alınmış ,lazım olan eksikler

Yazılmıştı.

Yine uzun koridorlardan ve

Bir sürü demir kapıdan geçilmiş nihayet özgürlüğe kavuşulmuştu.

Şimdi dolmuşa binmek için ,Yan yana yürüyorlardı.

 

Acıları bir nebze azalmıştı,

Oğullarını sağ ,salim görmüşler hele onun pişman olmuş hali Anne ve babada ümitlerin yeşermesine sebep olmuştu.

Ziyarete gelirken ki kasvetli hava dağılmış yerini ümitvar düşünceler almıştı.

Güneş bir başka ısıtıyor ve aydınlatıyor,ağaçlar daha bir yeşil görünüyor insanlar daha sevimli ve güleç di sanki şimdi.

 

Adam içinden"İlahi sen bu gençleri bu illete alıştıran bu melanete bulaştıran ve bu yolla para kazanıp lüks içinde yaşayan uyuşturucu baronlarını ve bu ticarete ortak olanları kahreyle dedi.

Şu içerde yatanların ve onların ailelerinin çektikleri

Sıkıntı ve ızdırap hadde hesaba gelmezdi,

Binlerce gencin ve onların ailesinin hayatları kararmış

Gelecekleri çalınmıştı.

Hapistekiler bir nebze olsun şanslı sayılırlardı,

Ya harabelerde veya soğuk kaldırımlarda ölenlere veya birkaç gram madde için hırsızlık yapıp,adam öldürenlere ne demeli.

Elinden duadan başka bir şey gelmiyordu,

Allahım sen bu milleti koru dedi içinden ve amin dedi kendi duasına.

 

 

İlk konuşan Anne oldu.

-Ben çarşıda ineyim de

Gömlek filan alayım gördün değilmi üstündeki ne kadar eskimişti.

Adam hanımının elini tutarak;

-Tamam hanım ne eksikse al,canı sağ olsun oğlumuzun,dedi.

Hanımına yeni bir can gelmişti sanki artık ağlamıyordu gelecek için bir şeyler planlamaya başlamıştı bu iyiye alametti.

Adam parlayan güneşe

Masmavi gökyüzüne yemyeşil ağaçlara ve üstünde cıvıldaşan kuşlara

Gülümseyerek baktı,derin bir nefes alıp verdi,

-Elhamdülillah dedi ,Elhamdülillah dualarımı kabul eden Rabbime şükürler olsun.

 

Mehmet bey ve hanımı acele adımlarla dolmuşa

Giderken kalabalığa karıştılar,yüzlerce insan arasında kayboldular.

 

Şehrin kalabalığında onlarca,yüzlerce ve binlerce hüzün

heyacan,sevinç ve ümit birbirine karışmıştı adeta.

16.04.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz