19 Ocak 2022 Çarşamba
İLK ÖĞRETİM HAFTASI

İLK ÖĞRETİM HAFTASI

Değerli okuyucularımız;

içerisinde bulunduğumuz Eylül ayının 3. haftası ülkemizde ilköğretim haftası olarak kutlanmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığının belirlediği takvime göre ilköğretim okulları bu yıl 24 Eylül 2017 Perşembe günü ders başı yapacak.

Birey olarak başarılı olmak topluma faydalı bir hale gelmek için en başta okumayı ve yazmayı öğrenmek zorundayız. Bilmediklerimizi ancak okuyarak öğreniriz.

Okuma - yazma bilmeyen bir kişinin bilgili olması düşünülemez. Her ne kadar okuma yazma bilmeyen ümmi ama zeki, hazır cevap, sorun ve problemlere yerinde teşhis koyup çözüm üreten zatlar varsa da bunlar istisnadır, kaideyi bozmazlar. Kendimize, ailemize, çevremize, ülkemize, dinimize yararlı olmak okuma - yazma öğrenmekle, iyi bir eğitim- öğretimle başlar.

 İlköğretimin tarihi ülkemizde Fatih Sultan Mehmet hana uzanır. Zira bu güzel kumandan, yaptırdığı her cami ve medresenin yanına birde sıbyan mektebi (ilköğretim okulu) yaptırmıştır. Sıbyan mektepleri beş ile on yaşındaki erkek ve kız çocuklarına okuma yazma ve dini bilgileri öğretmeyi amaçlamıştır.

Genellikle camilere bitişik veya yakınında büyük bir odadan ibaret olan sıbyan mekteplerini, başta Osmanlı Padişahları ve kadın sultanlar olmak üzere, derece derece zengin olan bütün hayırsever kişiler yaptırıyorlardı. Bu kişiler hayır için camilerini, medrese ve imaretlerini, mescitlerini yaptırırken yanlarına bir de sıbyan mektebi (İlköğretim okulu) yaptırmayı, o hayrın ayrılmaz bir gereği saymışlardır.

Günümüzde de bazı okul ve camiler yan yana inşa edilmektedir. Bu da müspet ilimle Dini ilimin birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu ve ayrılmaması gerektiğini bu yapılar ortaya koymaktadır.

  1. Abdulhamid han dönemi olan 1876 yılında okur-yazar sayısının artırılması için, kız ve erkek çocuklarına ilköğretim zorunlu hale getirilmiştir. Böylece kız ve erkek çocukların eğitim imkanlarından yararlanması hukuken teminat altına alınmıştır.

Değerli kardeşlerim, bir milletin okur - yazar oranı yüksek olursa o millet kalkınır. Okumuş ve aydın kişileri fazla olan bir millet, her alanda ilerler. Okuma yazması olmayan, ailesi tarafından da iyi bir eğitim almamış çocuklar bilinçsiz, eğitimsiz ve bu sebeple de suç işlemeye meyilli hale gelmektedir. Eğitim seviyesi yükseldikçe suç işleme oranı da azalmaktadır.

Değerli okuyucular Öğrencilerimizin akademik gelişimleri kadar sosyal, kültürel, psikolojik, ahlaki gelişimleri de önemlidir. Bu nedenle, öğrenim düzeyi, psikolojik gelişimi ve ahlaki durumu sürekli izlenerek, daha iyiye gitmeleri için önlemler alınmalıdır. Bu hususta velilerle öğretmenler işbirliği yaparak öğrencinin ruhsal gelişimini incelenmelidir, onu daha küçük yaşlarda iken yeteneğine ve becerisine göre hayata hazırlamalıdır.

Geçmiş tecrübeleri göz önüne alacak olursak Roma İmparatorluğu gibi, Osmanlı İmparatorluğu gibi medeniyetler bir insanın ilgi ve yeteneklerini daha küçük yaşlarda iken tanımış ve onu 8 – 10 yaşlarında iken yönlendirip, yetiştirmiştir. Mimar Sinan, Sokullu Mehmet Paşa ve Katip çelebi gibi ünlü şahsiyetler bu sistemin ürünleridir.

Emniyet kayıtlarına göre Hırsızlık, yankesicilik ve adam yaralama gibi olaylarda çocuk suçluların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Gazete sayfalarını dolduran ve okul önlerinde yaşanan kavgalar gazetelerin tabiri ile hep “kız meselesi” olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca çocuklarımızı suça itmeye yönelik uyuşturucu tacirlerininde okul önlerini mesken tutmaları göz önüne alınırsa emniyet güçlerimize bu konuda çok iş düşmektedir.

İlköğretimde Anne- Baba ve öğretmenlerimizin çok sık görüşmeleri, öğrencinin ödevlerini günü gününe yerine getirmesinde, okul içi davranışlarında daha itidalli davranmasında, büyüklerine saygı ve küçüklerine merhametle davranmasında büyük etkisi olduğu tecrübelerle sabittir. Bu iletişim çocuğumuzun ortaöğretim, yüksek okuldaki yol haritasını da belirleyecektir.

Bu vesile ile tüm çocuklarımızın, velilerimizin ve öğretmenlerimizin ilköğretim haftasını tebrik ederim.

20.09.2017 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz